Dora'nin Yolculugu

Lilypie First Birthday tickers
Dubai etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dubai etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Dubai'de Türkler:/

Nüfusunun çok büyük bir kısmı Hintli ve Filipinlilerden oluşmakla birlikte Dubai, oldukça kozmopolit bir şehir. İş yaşamı milliyet ayırt etmiyor ama yine de şöyle bir temayül var; burası son derece gelip- göçmeli bir yer olduğu için şirketler genelde çalışanlarının referansıyla işe alım yapıyor ve doğal olarak fikri sorulan kişi 'memleketlisini' öneriyor ve başvurduğunuz ilana görüşmeye bile çağrılmadığınızla kalıyorsunuz.

Sosyal yaşam da bundan farklı değil resmen bir cemaatleşme var. Hintliler Hintlilerle, İngilizler İngilizlerle, Türkler Türklerle. Bu bence gayet normal bir durum zira birbirinin dilinden, halinden, deyiminden, atasözünden, esprisinden anlıyorsun, yardımcı oluyorsun falan falan...Öte yandan, diğer milletlerde durum nasıl bilemiyorum ama, burada eğer birşeyi bir Türk yapıyorsa beğenmek zorundasın! 'Ama bu kötü' diyemiyorsun. Dediğin anda 'Awww nasıl dersin, bunu bulduğuna şükret, beğenmedinse de söyleme vırt zırt'...

Örneğin burda bir 'kuaför' kız var, anlata anlata bitiremiyorlar nasıl iyiymiş, aman Allah 'Altın Tarak Abla', resmi olarak kadınların toplantılarında ve mail grubunda konuşulan bu. Artık mahalle baskısına dayanamayıp gidip gördüm aman Yarab! Nasıl asık suratlı kaknem bi tip. Sorduğun soruya bile surat düşürüyor, nasıl isteksiz. İşini bu kadar isteksiz yapan biri nasıl o kadar iyi olabilir anlamıyorum. Ki değildi kesinlikle. Allahtan benimki basit birşeydi fazla zarar yoktu da, bir arkadaşımın saçlarını berbat etmişliği var! Zaten birkaç kişiyle konuştuğumda da birinin yakını olduğu için bu kadar övüldüğünü öğrenmiş oldum.

Sonra burdaki Türk restaurantları. Herbirinin 'esnaf lokantası'ndan farkı yok. Sapa yerlerde, kötü dekorlu, ucuz görünümlü, orta halli lezzetlerde lahmacun, döner falan yiyebileceğin birkaç restaurant. Hamileyken lahmacun istemelerime ilaç olmuşlukları var haksızlık etmeyeyim ama neden bu kadar profili düşük tutmak? Ve de buna rağmen holiganlık yapılması! Yeni bir tanesi açıldı şimdi sahipleri Türk değil ama şefler Türkmüş. Yine öyle bir anlatıldı ki ben zannettim Tike ayarı birşey bulacağım. Valla Kozyatağı HacıBaşar'ı bile 10 defa tercih ederim. Bir Gavurdağı geldi, Gavurdağı demeye şahit lazım, garsonlar zaten Filipinli- ne kalite iş yaptıkları ortada-, dekor desen boğa azdıran cinsten kırmızı heryer, boğuldum resmen (Ama açık havası var güzel, kışın birtek onun için gidilebilir).Şimdi ben bunları söyledim diye 'Awwww'... Dubai'de 'TürkYemeği' bulmaktan falan sözediliyor da, burdaki Lübnan restaurantları da gayettt lezzetli kebap ve mezeler yapıyor. Lazım olur diye yazıyorum Al Hallabi on numara. Yok imam bayıldı falan gibi Türk yemeklerinden sözedeceksek öyle birşey zaten yok. En azından kolay ulaşılabilir değil demek ki görmemişiz. Ayrıca yemek öncesi ve sonrası ikram konusunda da Lübnan restarurantları buradaki Türk restaurantlarına bin basar.

Türk yapıyor diye herşey süper mi oluyor yani? Bu neyin kafası ben anlamıyorum.

Son olarak hamdolsun verdiğin nimetlere, sağlık ve afiyete diyeyim mübarek günde. Şükür yerine hamd edersen Allah sana sahip olduğundan çoğunu ve iyisini verir ;) Nice nice güzel ve lezzetli mekanlar diliyorum Dubaimiz'e:P

Dikkat çekmek isterim ki buradaki herhangi bir hizmetin veya işçiliğin Türkiye'dekinden iyi olma olasılığı yok o yüzden kıyaslama Dubai koşullarında geçerli.



26 Ocak 2011 Çarşamba

Dubai Shopping Festival




Evet aylardir sadece ve sadece bebek icin suren alisveris maratonunu (evet resmen maratondu, el kadar birsey gelecek ne bitmez ihtiyaclari varmis.Hala da var birkac parca artik onlari babasina ihale edicem gitsin alsin.)dun kendi tarafima cevirdim. Nasil ozlemisim yeni kiyafetle dolu magaza kokusunu.

Hamile oldugumdan beri sadece birkac parca birseyi onu da sirf ihtiyactan cabuk cabuk alip cikmistim magazadan. Ki yani daha fazla kalmaya zaten insanin kalbi dayanmiyor. Hamile kiyafetlerinde ciddi devrim gerek. Zira zaten kendini cirkin hisseden hamile kisisine daha da cirkin hissettirmeye and icmis gibiler bu kiyafetleri tasarlayan kisiler. Gerci onlar da mi hakli acaba, bicimsiz bir vucut var elinde malzeme diye onde tasinan, giderek buyuyen bir karpuz giymis bir takim kadinlar var ve senin isin hem onde hem arka cenahta buyuyen kutleleri kumasla kaplamak. Pek eglenceli bir is olmasa gerek. Zaten ortaya cikan sonuclardan, bu isi yapan hic kimsenin isini severek yaptigini dusunmuyorum.

Bu alisveris cenneti ulkede de geldigimden beri, nasil olsa begensem de alamayacagim diye hicbir magazaya girip daha da fazla moralimi bozmak istemedigim icin, alisveris gudulerimi bebekten yana cevirmistim. Simdiyse zaman yaklasti, 1 ay kadar sonra tasidigim kutlenin bir kismi dunya uzerine cikacak, ben de eski kiyafetlerine sigamayacak ama hamile kiyafetlerini de reddecek bir kadin olarak, yeni cicilere yatirim yaptim. Maternity line'i olan magazalarda "yine" bu tipler inanilmaz cirkin oldugu icin ben de yakasi kolay acilan ama normal kiyafetler aldim. Bedenlerini de 1-2 beden yukarda tutunca emzirme ve bebegi kucagimdan indirip herhangi baska birsey yapamama donemimi gozu cok da tirmalamayan bir bicimde atlatacagimi umuyorum.

Su mevsimde Dubai gercekten yasanacak tek yer gibi gorunuyor insana. Daha once de soyledigim gibi hava inanilmaz tatli, bildigin limonata, nasil ferah. Sonra DSF (Dubai Shopping Festival) ve bu kapsamda diger etkinlikler... Walk'ta bir sahne kurulmus ve acikhava, ucretsiz jaz konserleri duzenlenmis (cok da ilgi goruyor), sadece magazalarda degil restaurantlarda, barlarda bile special offerlar sunuluyor. Sehir yilbasi zamaninda olmadigi kadar isikli ve hareketli. Korkunc buyuklukteki alisveris merkezlerinin herbir kosesinde farkli muzik dinletileri, dans gosterileri vs. yani tam bir festival yasiyor sehir. Bayildim Ocak ayinda Dubai'ye.

Bu sehir tam bir pazarlama basarisi. Aslinda uzaktan baktiginda koccaman bir santiyeden ibaret, dogal guzellik desen ince, beyaz kumlu, genis ve uzun plajindan ve guzel denizinden baska birsey yok ama herseyin "en" oldugu, yapildigi, bunun da bagira bagira anlatildigi, deniz mevsimi gecince, alisveris mevsiminin basla(til)digi, korfezdeki en liberal (dolayisiyla yasamanin en kolay oldugu) sonradan yapma sehir-devlet. Daha 5 yil once ziyarete gelenler su anki halini taniyamiyor sehrin, surekli "burada bu binalar yoktu coldu hep buralar" muhabbeti. Col kumundan yukselmis bir sehirde yasiyoruz. Kum mum adam sonradan yapmis pazarlayabiliyor, bizde dogustan var pazarlayamiyoruz. Petrol metrol meselesi falan da degil, bu emirlikte petrol falan yok. Vizyon ve dedikasyon meselesi.

Bir de bu milletin ne kadar kaba saba, insani inceliklerden yoksun oldugunu gordukce resmen kuduruyorum kiskancliktan. Biz niye yapamiyoruz?

24 Ocak 2011 Pazartesi

DUABI'DEN KIS MANZARALARI...


 Plajimizda gun bitirken... Bu kadar dalga birtek kishin goruluyor...


The Walk'ta acik pazar. Cok guzel tiril tiril elbiseler ve hasir cantalar var... Bu pazar kishin kuruluyor sadece.

Birkac gundur hic evde durmak canim istemiyor, kalkar kalkmaz ya kahvaltimi yapip ya da yapmayip kendimi direkt sokaga atiyorum. Hava o kadar nefis ki bu guzel havalari kapali mekanlarda gecirmek yazik geliyor cok.

Hava nefis derken nasil mesela 24 Ocak itibariyle... Ogle saatlerinde bulutsuz ortalama 24 derece. Aksam uzeri gunes ferini kaybedince hafif bir ruzgar cikiyor hafif bir urpertiyor ama o his de oyle tatli ki..Herkes disarida, herkes bizim mahallede:) Malum disarida oturulabilen, birarada bu kadar cok cafe/restaurant birtek bizim burada Dubai Marina'da var. Ince uzun bir canli bir yol; The Walk. Insanlar Dubai'nin dort bir yanindan gelip deli bir trafik yaratirken ben neden yurume mesafesinde kendimi eve hapsediyorum diye kizdim kendime, attim kendimi yollara. Bu hafta hergun disaridayim, oturuyorum bir yere, aliyorum kafesinsiz kahvemi basliyorum gelen geceni seyretmeye. Her renkten, her milletten, her meshrebden insan geciyor onumden. En cok da, kishtan kirilan Avrupa'dan kacip gelmis turistler ( onlari islak saclariyla plajdan gelmelerinden anliyorsunuz zira su ve hava denize girilecek kadar sicak degil bana ve komsularimiza gore, ama Ruslar ve Avrupalilar icin hala cennet gibi gorunuyor), bir de kadinlari ve erkekleri calismak zorunda olmayan Birlesik Arap Emirligi vatandaslari yani lokeller var manzaramda.

Lokalleri tanimaksa cok kolay. Kadinlar 2 parcadan olusan siyah bir ustluk giyiyorlar. Esarplarinin (Sheya) uclari ve uzerliklerinin kollari genellikle cok gosterisli isler ve/veya taslarla suslu abayalariyla hemen digerlerimizden ayriliyorlar. Erkeklerin lokal oldugu 2 sekilde anlasiliyor. Birincisi kiyafetleri. Erkekler de 2 parcadan olusan geleneksel bir kiyafet giyiyorlar. Parcalardan birincisi baslarina koyduklari beyaz bir ortu-gutra, bunu siyah kasnak gibi 2 halkayla baslarinin ustunde tutuyorlar. Kiyafetin ikinci parcasi ise yere kadar uzanan ama yere degmeyen beyaz elbise yani kandura. Hicbir lokal erkegin uzerinde herhangi bir yeri burusuk kandura goremezsiniz, gizemli bir sekilde gunun herhangi bir saatinde jilet gibi utuludur kanduralar. Kish aylarinda kanduralarin renkleri sadece beyaz olmaktan cikar ve gri, toprak rengi, kahverengi vs. gibi cesitli renklere de rastlanir. Erkeklerin lokal olduklarini anlamanin ikinci yolu ise belirli bir sakal trash bicimi. Bizim cember sakal dedigimiz sakallarinin kenarlari (yanak ve boyunun bulustugu en sag ve en sol) koseli trash ediliyor, ozellikle genclerde. Ama bu trashin ozel bir adi var mi bilmiyorum. Ayrica diger Korfez ulkeleri de benzer kiyafetler giyiyorar ama ulkeden ulkeye birtakim nuanslarla. Ornegin, Suudlarin Gutralari bizim poshu dedigimiz ortu cesidinin kirmizisi oluyor, ayrica Suud kadinlar yuzlerini de ortuyor ve onlar bizim carshaf dedigimiz sade siyah bir uzerlik giyiyorlar, BAE lokalleri ise yuzlerini ortmuyor.

Tabii bu cesit geleneksel kiyafetler giymek sart degil BAE'de. Bu konuda son derece liberal bir yer, ozellikle Dubai emirligi. Yani genc kizlari basi acik, veya tamamen abayasiz gormek de mumkun. Ama degismeyen tek birsey var. Abaya giysin, giymesin veya yarim giysin(basi acik ama uzerligi var) tum lokal kadinlar kollarinda tasarimci cantalari ve ayaklarinda tasarimci ayakkabilariyla geziyorlar. Babet bile giyiyor olsa ya Chanel'dir ya Prada ya da iste vs. Ama tum emirliklerde lokallerin yeri ayricalikli oldugundan, geleneksel kiyafetleri onlar icin bir statu sembolu ve buyuk bir cogunlugu bunu tercih ediyor. Lokallerin fotograflarinin izinsiz cekilmesi son derece saygisiz olarak degerlendirildiginden elimde belge yok.

O kadar ayricaliklilar ki, 8 aylik hamile, ayaklarinizin sisligi yuzunden zor yuruyor da olsaniz siz onlara yol vermek zorundasiniz. Ya da mesela pusetle bir kapidan gecmeniz gerekiyor ama sizden once bir lokal girdi kapidan asla kapiyi tutup size yardimci olmasini beklemeyin. Efendi olun siranizi bekleyin, once o gecsin sonra siz de kapiyi ayaginizla mi tutacaksiniz ne yapacaksiniz yapin oyle gecin! Hele hele bir lokalle kavgaya karismak falan-sakin ha! Sonuna kadar hakli olsaniz da aynen yutup uzaklasin yoksa sonunuz ya hapis ya da sinirdisi edilmek ona gore! Bir kere tum suc sende, sen burda olmasaydin burda olay falan cikmayacakti! Allah Allah!

Diger milletlerden genc kizlarimiz ise High Street markalarinin (Zara, Mango, Topshop vs.) marka elcileri gibi dolasiyorlar ortada. Vitrin gezmenize falan gerek yok, The Walk'ta herhangi bir cafeye oturun ve gelen gecen kizlari seyredin. Tum sonbahar-kish koleksiyonu onunuzde. Tabii 25 derecede giyilebilecek olanlar. Kurklu falan kiz pek yok ortada:) Hani bu yil cakma kurkler modaya ondan diyorum. Bununla beraber pek cok cizmeli kiz var. Herhalde moda dergilerinden ozeniyorlar cizmeli kombinlere ama ayaklari pismiyor mu bilmiyorum. Uzerinde askili t-shirt, short, ayaginda cizme...Ben hala parmak arasi terlikle gezerken bana biraz tuhaf geliyor:) Hatta s.ikinti basiyor...Ama ne yapacaksin genclik iste... Neyse tabii bu arkadaslarin da ustu basi high street olabilir ama cantalar illaki tasarim (ten renklerinden yine Korfez ulkelerinden birinin vatandasi olduklerini saniyorum)- 16 yasindaki bir genc kizin tasarim cantayla gezmesi de bana tuhaf geliyor ama yapacak birsey yok. 16 yasindaki erkek de Ferrai'de geziyor... Avrupalilarsa herzaman daha mutevazi her yonden,bu arada burada Turkler de Avrupali'dan sayiliyor:)

Ne olursa olsun hamileligimin son aylarini boyle kish koshullarinda terlikler, taytlarla hafif hafif  gecirmekten (bedenen olmasa da kiyafeten) son derece mutluyum.

Bir de su ara Dubai Shopping Festival (20 Ocak-20 Subat), heryerde deli gibi indirim var. Ben de vatandaslik olmasa da residentlik gorevimi yerine getireyim, ekonomiye bir katkim olsun diye yarin en sevdigim alisveris merkezine; Mall of the Emirates'e gidecegim. Gelismeleri bildiririm. Stay tuned!

Duabi'de kishin yasanir! Kis hic bitmesiiiinnn....

(Fotolar TimeOut Dubai'den)